DERİNLERDE BİR YERDE
Size de olur mu? Mutlu olduğunuz ve ya sosyal olduğunuz bir ortamda modunuzu düşüren, yüzünüzü asan bir takım düşünceler gelir mi aklınıza? Arkanıza dönmenize neden olacak düşünceler... Geçmişe, hatırlamak istemeyeceğiniz anılarınıza gider mi aklınız birden bire?
Belki de bunu bilerek yapıyoruzdur. Yani, o anıları unutmak istiyoruz ama bir yandan da istemiyoruzdur. Ben unutamıyorum mesela ya da dediğim gibi belki de unutmak istemiyorumdur. Hayatımın bir parçası oldular ve bir şekilde kabullendim o anılarımı. Bazen durduk yere ben hatırlamaya çalışırım geçmişimi. Sonra istemsizce mutlu olurum. İnsan kötü anılarını hatırlayınca mutlu olur mu diye sormayın. Ben oluyorum. Bir şekilde oluyorum işte..
Belki de bazılarının aksine onları kabulleniyorum. Artık gerçek bir parçam olarak görüyorum onları. Beni ben yapan, şimdiki Esra'yı oluşturan anılar hepsi benim için. İyi ve ya kötü sonuçta içinde ben vardım dimi. Siz nasıl karşılıyorsunuz anılarınızı? İyi anılar muhakkak mutluluk veriyordur. Ama benim öğrenmek istediğim sizi mutlu etmeyen, beraberinde hüzün getiren anılarınızı nasıl karşılıyorsunuz?
Burada yalnızca ben konuşuyordum dimi:) O halde ben anlatayım..
Bazen yalnızca oturuyorum, beni rahat hissettirecek şeyleri yapmak istiyorum. Tek başına sessiz bir ortamda olmak beni rahat hissettiriyor. Bana güven duygusu veriyor. Oturma odama geçiyorum. Mutlaka elimde sıcak bir kupa, kupanın içinde bitki çayı olur. Ev sessizdir ve ben kulaklıklarımı takarım. En sevdiğim Evgeny Grinko parçalarından birini açarım. Evde kimse yok, kimse kapımı çalmıyor, yapmam gereken işler beynimi kurcalamıyor. Duyduğum tek şey piyano tuşlarına dokunan parmakların oluşturduğu o muhteşem ezgi. Ezgi önce kulağımdan geçiyor sonra beynime sonra da kalbime dokunuyor. İliklerime kadar o ezgiyi hissediyorum. Bedenim o odanın içinde ama aklım ve kalbim beni hayatımın başka odalarına götürüyor. Bazen hüzünleniyorum belki bir iki küçük göz yaşı döküyorum. Ama sonunda keyif alıyorum. Yaşadığımı hissediyorum. Acı veren anılarımın beni ben yaptığını, ayakta kaldığımı ve güçlü olmamı sağladığını hissediyorum.
Evet onlardan kurtulamam. Hiç birimiz kurtulamayacağız. Hiç birimiz kendi parçalarımızı yok edemeyeceğiz. Kötü olan ise bu parçalarımızı en çok güvende hissettiğimiz zamanlarımızda anımsayacağız. Ama o anlarımız geldiğinde onları bize yakışır şekilde karşılamamız gerekecek. Yaşamak, hayattan keyif almak ve daha güçlü olmak için o anılarımıza sığınacağız. Ve işin sonunda öğreneceğiz; bizi biz yapan, o karakter kelimesini ortaya çıkaran şeyin aslında anılarımızdan ibaret olduğunu.

Yorumlar
Yorum Gönder