DİJİTAL YALNIZLIK
Dijitalleşme kavramını biliyor muyuz? Biliyor olmak zorundayız. Çünkü zaten o kavramın çağını yaşıyoruz. Sınıfta olsam ve bu kavramı açıklayın desem muhtemelen hepiniz de günlük hayattan bir örnek vererek doğru cevap vermiş olurdunuz.
Bundan bir on yıl öncesine bakıyorum da dijital kavramı, içinde bulunduğumuz toplum için çok uzak bir kavramdı. Evet şimdiki teknoloji ile kıyaslanmayacak olsa da bilgisayar kullanıyorduk, cep telefonları vardı. Ama konu şu ki yalnızlaşmamıştık. Her an her saniye etrafımızda birileri olduğunu biliyorduk. Nefes alan, konuşan, hareket eden, yardım eden, seven, sevilen, sevgi dolu bir çok insan vardı etrafımızda.
Şimdi ise aradan on yıl değil de "Sosyalleşme" başlığı altında yüz yıl kadar uzak bir zamandayız sanki. Her şeyden ve herkesten bir haberiz. Adına "Dijitalleşme" dediğimiz bu yalnızlık evresinde hepimiz üstümüze düşeni layığıyla yapıyoruz. En basit örnekle gerçekten gülmüyoruz, gerçekten sevmiyoruz, gerçekten beğenmiyoruz. Sosyal medyada paylaştığımız onca şey gerçek değil. Yalnızca var olduğumuzu bir şekilde gösteremeye çalışıyoruz. Her gün birilerinin ne yaptıklarını gösteren paylaşımlara bakmak sizi de yormuyor mu? Sosyal mecralarda yaptığımız paylaşımlar sadece kendimizi değil başkalarını da yoruyor.
Peki durup da kendi kendinize şunu sordunuz mu, ben bu noktaya nasıl geldim? Konuşmuyor, hareket etmiyor, sağlıklı beslenmiyor, çaba sarf etmiyor, sosyalleşmiyorum; kısacası iletişim kurmuyorum. Bu bir tür evirilme mi?
Asıl kötü olan şey ise bir şekilde geçmişe özlem duyuyoruz ama değişmek için hiçbir şey yapmıyoruz. Belki de herkes gibi olmamızı sağlayan şey bu, yani farklı değiliz, sıradanız, hayatımız diğer herkesin hayatı gibi renksiz. Mutlu görünmeye çalıştığımız günün sonunda yalnızlıkla mücadele ediyoruz. Kendimizle bir iç savaş vermiş durumdayız.
Durgunlaşan ve sıradanlaşan hayatlarımıza yeni bir renk katmak için kat etmemiz gereken çok yol olduğunu unutmamalıyız. En azından bunu kendimiz için olmasa da sonraki nesiller için yapmak zorundayız. Z kuşağının daha ilerisinde oluşan - belki de adı Dijital Kuşak olacak- bu yeni kuşak değişmek için çaba sarf etmeyecek. Bizlerden gördüğünü daha ileri boyutta daha acımasızca yaşatacak.
Yorumlar
Yorum Gönder