ÖĞRENDİM Mİ?

Hissetmiyorum... 

Artık donuk ve düşüncesizim. İnsanları anlayamıyorum, çocukları sevemiyorum; konuşulan her konu her söz anlamsız. Derinlerdeyim. Tartarosta.

Kendimi anlamaya çalışıyorum. Kendim olmaya çalışıyorum, eski halim, eski ben. Ama o kadar uzak ki bana. Önceden anlam yüklediğim her şey anlamsız birer boşluk gibi. Hayatın anlamını çözmek önceden büyük bir uğraştı benim için. Çiçeğin, böceğin, yağmurun, güneşin... Her şeyin bir anlamı vardı. Her şey birer semboldü bana göre. 

Hele ki bir koku vardı. Aklımı başımdan alan bir koku. Toprağın kokusu, ıslak beton kokusu, kuru ağaç kabuğu kokusu, camımın önünde duran mor nilüfer, dokununca tüm odaya kokusunu veren fesleğen, nevresimlerime sinen lavanta, havada kendiliğinden gezinen boşluk... Mutluluğun kokusuydu bunlar. Beni ben yapıyordu. Artık o kadar anlamsız ki acı baharatlar bile tat vermiyor. 

Bunalımda değilim, sadece özlüyorum. Kendimi mi onu mu bilemiyorum. Sadece bir şeyler hep eksik, hep boşluk. Farklı şeyler yapıyorum mesela bir kursa katılmak istemiştim. Ama daha kayıt yapmadan vazgeçtim. Yeni arkadaşlar edinmek istedim. Ama var olan arkadaşlarımdan da oldum. Kendi hayat mottomu değiştirmek istedim ama ne yapacağımı bilmedim. Her seferinde daha iyisi olacak dediğim ne varsa hepsi saçma sapan yerlere götürdü beni. Mutlu olmak belki de o kadar da kolay değildir. Artık eski ben yok, mutluluğu ıslak beton kokusunda bulamıyorum mesela. Başarı hayallerim de bulanıklaştı. Kendi hedeflerim var ama uzak, çok uzak.

Şu an yapmak istediğim tek şey bir sigara yakıp anılarıma bakmak ve eski beni nasıl getireceğimi düşünmek. 

Belki de büyümüşümdür. Gerçek bir büyümedir bu benim için. Büyüdüğüm için durgunum, büyüdüğüm için mutsuzum. İnsanları anlamaya çalıştığım için her şeyden uzaklaştım. Mesela en basitinden kimseye fazla değer yüklememem gerektiğini öğrendim. Kimseyi fazla düşünmemem gerektiğini. İnsanların elbet uzaklaştığını ve sonunda üzülenin ben olduğunu öğrendim. Artık acımasız olmam gerektiğini öğrendim ve bunu nasıl yapacağımı bilmiyorumdur. 

Belki de hayat sandığımız şey aslında o kadar da mutluluk getirmiyordur. Hem zaten acımasız olarak bir şeyler kazanacaksam nasıl mutlu olabilirim ki, etrafımdaki insanlar bana nasıl samimi yaklaşabilir ki?    

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DERİNLERDE BİR YERDE

SİSTEMATİK GÜZEL

YAĞMUR