ÇOK MU ÇOK GELECEK

 Bugün bir kafeye oturdum. Kafe sakindi, sakin olması beni mutlu etmişti. Kendimi bildim bileli kalabalık kafeleri hiç sevmiyordum. Kalabalık, tıkış tıkış ve oldukça gürültülü kafeler. İnsanlar bu kafeleri nasıl seviyor, hiç anlamıyorum. Samimi değil bir kere, ne konuşulduğu anlaşılmıyor. Sadece oradasınızdır, "Sosyalleşme" başlığı altında. Kafeden çıkınca da derin bir nefes alırsınız çünkü ortam fazla germiştir sizi.

Halbuki sakin kafeler daha samimi, yani bana göre. Bir kere arkadaşlarınızla koyu sohbetler edebilirsiniz. Zamanın nasıl geçtiğini bile anlamazsınız. Konuşulanları duyarsınız, kahvenizi sakince içebilirsiniz ve içinizden geldiği gibi olursunuz. Hele bir de arkaya sakin bir müzik verseler, ortam da modern şık ise tadından yenmez. Bugün işte o kafelerden birindeydim.

Sıcak bir kahve söyledim. Okumak için kitabımı elime aldım. Ama son zamanlarda kafamı meşgul eden o soru kitap okumamı engelliyordu. Son sınıf olduğum için miydi ne, kafam hayata karşı fazla bulanıklaşmaya başladı. Okulum bitiyordu ve sanki her şey bitiyordu. Her şey. Evim, şehrim, işim, belki arkadaşlarım... 


Önümde nasıl bir yol var bilmiyorum. Bu yola ayak uydurabilecek miyim, onu da bilmiyorum. Ben insanların kendi kaderlerini yazdıklarını ve kendi kaderlerinden sorumlu olduklarını düşünüyorum. Yani bir şeyler, aşırı şanslı değilsem, önüme birden bire çıkmayacak. Benim bir şeyler için uğraşmam, koşmam, çaba sarf etmem gerekecek. 

Ben bir oğlak burcuyum. Hayatımı düzenli yaşama taraftarıyım. Planlı ve düzenli. Benim için plan çok önemlidir. Bugünün planını yarına göre oluşturmaya çalışırım. Edindiğim iş tecrübeleri olsun, kurduğum sosyal ortam olsun çoğunlukla yarınımı düşünerek oluşturdum. Ailemden bağımsız Eskişehir'de kendi dünyamı kurdum. Kuralları bana ait olan bir dünya.

Ancak okulum bitiyor ve yarın beni neyin beklediğini bilmiyorum. Yeni bir şey var mı emin değilim. Sorun da zaten emin olmamam. Yani planım yok. Önüme çıkacak şeyi şansa bırakmış gibiyim. Plansız olmak.. Biraz şey gibi; çıplak bir şekilde sokağa çıkmak gibi. Özgürce ama korkuyla. 

Bazıları için okulun bitmesi demek her şeyin yeniden başlayacağı anlamına geliyor. Kariyerini yapma ya da evlenme çabası içindesindir. Birey oluyorsun ve halinden memnunsundur. Benim gözüm neden bu kadar korkuyor bilmiyorum. Belki de arkamı döndüğümde elimde bir şeylerin olmamasından korkuyorumdur. Yirmili yaşlarımı ortalamama az kaldı ama arkamı döndüğümde eksiklik olduğunu hissediyorum. Sanki yaşamam gereken her şeyi yaşamamışım gibi. Söylemem gereken her şeyi söylememişim gibi.

Mesela içimden kopan bir çılgınlık yapmamışım. Çantamı alıp ani bir kararla başka bir şehre gitmemişim ya da hiç sevmediğim bir hocamın yüzüne nefretimi kusmamışım. Artık derin bir nefes almalıyım ve aklımdaki bu belirsizlikleri çözmeliyim. Belki de bazıları haklıdır. Yani üniversitenin bana getirdiği tecrübeler ortada. Güneydoğudan gelmiş biri için, hayatımın gerçek anlamda dönüm noktasıydı. Şu anki beni oluşturdu. Fikirlerim özgürleşti ve yarınıma şekil verdi. 

Hayatıma giren insanlar, kaliteli olsun olmasın bana iyi kötü çok şey kattı. Ama artık bitiyor ve buranın bitmesi hayatımın sadece bir bölümüydü. Eskişehir' den sonra hayatımın yeni bölümü başlayacak. Belki bana farklı bir hayat sunacak bu bölüm. Belki iyi ki geldi bu bölüm diyeceğim. Belki de hiç olmak istemediğim birine dönüşeceğim. Ama kaçışım yok. Bir şekilde yaşayacağım bu bölümü de. 

Yani okulun bitmesi her şeyin bitmesi demek değil. Sonrasında hayatımda hissettiğim eksiklikleri kapatabileceğim. Yaşamak istediğim şeyleri belki de daha özgür bir birey olarak doya doya yaşayabileceğim. Hem sonrasında belki evleneceğim. Bu süreç hayatımda çok farklı yeni bir bölüm olacak. 

Kaç yeni bölüm olursa olsun umarım kendi çizgimde yürümekten ziyade, hayatıma değer katacak çizgilerde ilerlerim. Bilirsiniz ya insanın kendi çizgisinin olması güzel bir şey. Ama hep aynı çizgide ilerlemek de hayatı sıkıcı bir hale getirebilir. İlerlediğiniz çizgiye renk katmak yani, hayatınıza renk katmak çok daha önemlidir.

Peki sevgili okur, senin gelecek korkuların ya da beklentilerin nedir? Sadece ben mi yaşıyorum şu yolun sonuymuş gibi olan hissi? Planlarını yaptın mı, ilerlemeye başladın mı?


Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

DERİNLERDE BİR YERDE

SİSTEMATİK GÜZEL

YAĞMUR