ÇOK MU ÇOK GELECEK
Bugün bir kafeye oturdum. Kafe sakindi, sakin olması beni mutlu etmişti. Kendimi bildim bileli kalabalık kafeleri hiç sevmiyordum. Kalabalık, tıkış tıkış ve oldukça gürültülü kafeler. İnsanlar bu kafeleri nasıl seviyor, hiç anlamıyorum. Samimi değil bir kere, ne konuşulduğu anlaşılmıyor. Sadece oradasınızdır, "Sosyalleşme" başlığı altında. Kafeden çıkınca da derin bir nefes alırsınız çünkü ortam fazla germiştir sizi. Halbuki sakin kafeler daha samimi, yani bana göre. Bir kere arkadaşlarınızla koyu sohbetler edebilirsiniz. Zamanın nasıl geçtiğini bile anlamazsınız. Konuşulanları duyarsınız, kahvenizi sakince içebilirsiniz ve içinizden geldiği gibi olursunuz. Hele bir de arkaya sakin bir müzik verseler, ortam da modern şık ise tadından yenmez. Bugün işte o kafelerden birindeydim. Sıcak bir kahve söyledim. Okumak için kitabımı elime aldım. Ama son zamanlarda kafamı meşgul eden o soru kitap okumamı engelliyordu. Son sınıf olduğum için miydi ne, kafam hayata karşı fazla bulanıkla...